Pazartesi - Cuma | 09:00 - 18:00

GSM

0544 722 39 40

iletişim

bilgi@acarumut.av.tr

Yargıtay 3. HD.,2020/4852 E., 2020/5135 K.

Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı şirket ile aralarında 21/10/2011 tarihinde …,… kat 131 numaralı ve 18. kat 142 numaralı iki adet taşınmaz ile ilgili gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelerin haricen düzenlendiğini, sözleşmelerin ıı-4 maddesinde satış bedelinin 26.900,00 ve 26.900,00 İngiliz Sterlini (GBP) olarak belirlendiğini, ıı-5 a maddesine göre de her bir taşınmaz için 2.000,00 GBP kaparo ödeneceğinin kararlaştırıldığını, toplam bedelin %35’i ve %65’i için ödeme tarihlerinin sözleşme ile belirlendiğini, sözleşmeye uygun olarak davalıya 4.000,00GBP kaparo ve 16.178,00GBP ödeme yapıldığını, ancak teslim tarihi olan 30/12/2012 de taşınmazların teslim edilmediğini bu nedenle geçersiz sözleşme nedeni ile verilen toplam 20.178,00 GBP (66.026,45.TL)’nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 9.834,00 GBP karşılığı 28.638,57 TL’nin ödeme tarihi olan 10/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı, imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile belirlenen teslim tarihinde satılan taşınmazların teslim edilmemesi üzerine, yazılı olarak yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek yaptığı ödemelerin davalıdan tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, sözleşmede teslim tarihine ek olarak 90 günlük ve 6 aylık sürelerin mevcut olduğunu, buna göre henüz teslim süresinin dolmadığını, ayrıca davacının bugüne kadar her iki taşınmaz için 9.834,00GBP ödemede bulunduğunu, kaparo bedelinin ödenmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 9.834,00 GBP karşılığı 28.638,57 TL’nin ödeme tarihi olan 10/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de; taraflar arasında düzenlenen her iki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ıı-5/a maddesinde 2.000,00 ‘er GBP’den toplam 4.000,00GBP tutarında kaporanın alıcı tarafından ödendiği yazılı bulunmaktadır. Hal böyle olunca, sözleşmede yazılı olmasına rağmen ayrıca makbuz sunulmamış olması nedeni ile bu kısım yönünden 4.000,00GBP’nin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar hukukihaber.net adresinden alınmıştır.